KALKINMA AJANSLARININ EKONOMİK KALKINMA DA ÖNCELİKLİ ROLÜ

Kalkınma Ajansları, bölgeler arası eşitsizliklerin azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanması için 2006 yılında çıkarılan 5449 sayılı kanun gereği Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) koordinasyonunda kurulmuş özerk kamu kuruluşlarıdır. Kalkınma Ajansları doğrudan yatırım yapan uygulayıcı kuruluşlar olmamakla birlikte, asıl görevi kamu, özel sektör ve Sivil Toplum Kuruluşları arasında işbirliğini destekleyerek yerel potansiyelin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Kalkınma Ajansları, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle bölgesel gelişmeyi hızlandırma, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kurulmuştur. Bu kapsamda ülkemiz genelinde 7 ayrı coğrafi bölgeye dağılmış durumda olan toplam 26 ayrı Kalkınma Ajansı faaliyet göstermektedir.

Kalkınma Ajanslarının mali kaynaklarının büyük bir kısmı merkezi bütçeden aktarılan ödeneklerden oluşmaktadır. Geri kalan kısım ise Ajansın görev alanı içerisinde yer alan Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Ticaret Sanayi Odaları’nın bütçelerinden aktarılan kurum paylarından oluşmaktadır. Bu sebeple Kalkınma Ajanslarının yıllık bütçeleri, kuruluş amacında belirtildiği üzere bölgeler arasındaki eşitsizliklerin azaltılabilmesi amacıyla gerçekleştirilmesi muhtemelen projelerin desteklenebilmesi için yeterli olmaktadır. Buna istinaden Kalkınma Ajansları bünyesinde her biri kendi içerisinde farklı sınıflara ayrılabilen “Mali Destek Programları” ve “Teknik Destek Programları” olmak üzere iki ayrı destek programı mevcuttur. Her bir destek programının bütçesi, öncelikleri ve destek kapsamları Kalkınma Ajanslarının faaliyet gösterdiği coğrafi bölge ve şehirlere bağlı olarak değişmektedir. Her ne kadar destek kapsamı, bütçesi ve öncelikleri değişse dahi, Kalkınma Ajansı destek programlarında değişmeyen tek şey; her geçen yıl artan destek oranlarıdır.

Her ne kadar ülkemizde 26 ayrı Kalkınma Ajansı bulunsa dahi, yapılan kamuoyu araştırmalarında vatandaşların Kalkınma Ajansları ve Ajansların sunduğu destek programlarından yeterince haberdar olmadığı ortaya konulmuştur. 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre Kalkınma Ajanslarının kamuoyunda bilinirliği %4 iken, 2008 yılında %12, 2009 yılında %21 ve 2010 yılında ise %27 olarak belirlenmiştir. Basit bir hesap yapmak gerekirse, günümüzde her 4 insandan 3’ü Kalkınma Ajanslarından haberdar değil. Bu durum her ne kadar Kalkınma Ajansları açısından fazlasıyla olumsuz bir tablo çizsede, Kalkınma Ajansları desteklerinden yararlanmak isteyen yatırımcılar için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Hali hazırda ülkemizde faaliyet gösteren 26 Kalkınma Ajansı, gerek talep yetersizliği gerekse sunulan projelerin belli bir kısmının istenilen öncelik ve kapsamın dışında olması sebebiyle 2010 yılı içerisinde bütçelerinin yaklaşık olarak %65’lik kısmını yatırımcılara destek olarak sunabilmiştir. Tüm bunların yanı sıra 2008 yılında azami %50 olarak ön görülen proje bütçesi destekleme tutarının sunulan proje bütçesinin kademeli olarak azami %90 seviyesine yükseltildiği düşünüldüğünde Kalkınma Ajanslarının düşük bilinirlik oranın yatırımcılar için ne denli önemli bir fırsat olduğu açık ve net bir şekilde görülebilmektedir. Ayrıca Kalkınma Ajansı destekleri kapsamında yatırımcılara sadece maddi desteklerin verilmediği, gerekli görülmesi ve yatırımcının da talep etmesi dahilinde proje yazma eğitiminden şirket için proje yönetimi eğitime kadar geniş yelpazeye yayılan bir ayni destek imkanının da sunulduğu düşünüldüğünde, Kalkınma Ajansı desteklerinin ne denli avantajlı ve uzun vadeli getirilere sahip olduğu görülebilmektedir. Ajansların bütçelerinin ve projelere sunduğu azami destek oranlarının her geçen gün arttığı göz önüne alındığında yatırımcıların henüz yavaş yavaş kamuoyuna duyurulmaya başlanan Kalkınma Ajansı destek programlarını yakından takip etmesi ve bu programlara yönelik faaliyetlere hız vermesi, şirketimizce önemle tavsiye edilmektedir.